add_action( 'wp_head', 'add_google_ads_tag' ); function add_google_ads_tag() { ?>

Soru Sorma Sanatı: Çocuğu Açan Açık Uçlu Sorular

Soru Sorma Sanatı: Çocuğu Açan Açık Uçlu Sorular

Okuldan gelen çocuğunuza o klasik soruyu sorarsınız: “Okul nasıldı?”

Ve o klasik cevabı alırsınız: “İyi.”

Ebeveynler olarak çoğu zaman çocuğumuzla sohbet etmeye çalışırken duvara toslamış gibi hissederiz. Oysa sorun çocuğun konuşmak istememesi değil, belki de bizim yanlış anahtarı kullanmamızdır. İletişimde “kapalı uçlu sorular” (Cevabı evet/hayır olanlar) sohbeti kilitlerken, “açık uçlu sorular” zihnin kapılarını ardına kadar açar.

BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) uzmanları buna “Sokratik Sorgulama” derler. Amaç çocuğu sorguya çekmek değil, kendi düşüncelerini keşfetmesi için ona rehberlik etmektir. İşte çocuğunuzu “açan” o sihirli soruların sanatı:

1. “Neden?” Yerine “Ne?” ve “Nasıl?” Kullanın

“Neden?” sorusu çocuklar (ve hatta yetişkinler) için bazen suçlayıcı veya çok zorlayıcı gelebilir. “Neden vurdun?” dediğinizde çocuk savunmaya geçer. “Neden üzgünsün?” dediğinizde sebebini bilemeyebilir.

Bunun yerine durumu tasvir etmesini sağlayan sorular sorun:

  •  “Neden ödevini yapmadın?”
  • “Ödeve başlamanı zorlaştıran ne oldu? Aklından o an neler geçti?”

2. Dedektif Gibi Merak Edin (Açık Uçlu Sorular)

Açık uçlu sorular, tek kelimeyle cevaplanamaz. Çocuğu hikaye anlatmaya davet eder. İşte günlük hayatta kullanabileceğiniz bazı “Anahtar Değişiklikleri”:

KİLİTLEYEN SORU (Kapalı Uçlu) AÇAN SORU (Açık Uçlu)
“Okul güzel miydi?” “Bugün okulda seni en çok güldüren şey neydi?”
“Arkadaşlarınla oynadın mı?” “Teneffüste en sevdiğin arkadaşınla nasıl bir oyun kurdunuz?”
“Üzgün müsün?” “Şu an içindeki hava durumu nasıl? Bulutlu mu, yağmurlu mu?”
“Öğretmenini dinledin mi?” “Bugün öğrendiğin en ilginç bilgi neydi?”

3. Cevabı Değil, Düşünceyi Yakalayın

Soru sormanın amacı sadece bilgi almak değildir; çocuğun nasıl düşündüğünü anlamaktır. Eğer çocuğunuz “Matematiği yapamıyorum” derse:

  • “Yaparsın canım, çok zekisin” deyip konuyu kapatmayın (Bu kapalı bir tesellidir).
  • “Sana bunu düşündüren ne oldu? Hangi sorular sana ‘ben bunu yapamam’ dedirtiyor?” diye sorun. Bu sorular, çocuğun zihnindeki “başarısızlık” düşüncesini somutlaştırır ve çözüm üretilebilir hale getirir.

4. Sessizliğe İzin Verin

Açık uçlu bir soru sorduğunuzda (Örn: “Sence bu sorunu çözmenin başka bir yolu olabilir miydi?”), çocuk hemen cevap veremeyebilir. Araya girip cevabı siz vermeyin. Bekleyin. O sessizlik anı, çocuğunuzun düşünme kaslarının çalıştığı en kıymetli andır.


Doğru Soruları Sormanın En Eğlenceli Yolu: “Düşünceden Eyleme”

Ebeveyn olarak “Acaba şimdi doğru soruyu mu sordum?” diye endişelenmenize gerek yok. Çünkü sizin için doğru soruları soran bir yardımcınız var.

“Düşünceden Eyleme: Terapötik Yolculuk” kutu oyunu, uzman psikologlar tarafından tam da bu “Soru Sorma Sanatı” üzerine kurgulanmıştır.

  • Hazır Senaryolar: Oyun kartları, çocuğunuza “Böyle bir durumda sen ne hissederdin?” veya “Aklından ne geçerdi?” gibi en doğru açık uçlu soruları yöneltir. Size sadece dinlemek kalır.
  • Doğal Sohbet Ortamı: Oyunun heyecanı içinde çocuklar “sorguya çekilmiş” gibi hissetmezler. Kendilerini ifade etmek oyunun bir parçası olduğu için, iç dünyalarını (korkularını, okulda yaşadıklarını, arkadaş sorunlarını) size fark ettirmeden açarlar.
  • Bağ Kurma: 7 yaş ve üzeri çocuklarla oynanan bu oyun, ebeveyn-çocuk iletişimini “Dersini yaptın mı?” döngüsünden kurtarıp, “Senin dünyanda neler oluyor?” derinliğine taşır.

Siz zarları atın, bırakın sorular kapıları açsın!

 

 

düşünceden eyleme
Scroll to Top